Rüzgârla Kavga Edilmezmiş
Kampın ilk yıllarında rüzgârı ciddiye almazdım.
“Biraz eser, geçer” derdim.
Sonra bir kamp geldi…
Rüzgâr geçmedi. Ben geçtim.
Beklenti: “Serinlik Olur, Mis”
Gerçek: “Çadırın Fikri Var”
Rüzgâr kampta sadece hava değildir.
Karakterdir.
Çadırı kurarken yönüne bakmadıysan,
ipleri “idare eder” diye bağladıysan,
kazıkları yarım gömdüysen…
Rüzgâr gelir ve şunu der:
“Tamam, şimdi konuşalım.”
O gün çadırım gece boyunca bana fikir beyan etti.
Şşş– huuu– pat—
Uyku? Yok.
Ders? Çok.
Çadır Kurmak = Rüzgârla Anlaşma Yapmak
Profesyonel kampçı şunu bilir:
Rüzgârla kavga edilmez, anlaşılır.
-Kapı rüzgâra bakmaz
-Yan yüzeyler siper olur
-İpler sadece süs değildir
-Zemin, çadırın ortağıdır
Rüzgârı arkana aldın mı,
çadır sakinleşir.
Sen de.
Ateş: Rüzgârın En Sevmediği Şey Kontroldür
Rüzgârda ateş yakılmaz mı?
Yanlış.
Yanlış yerde yakılmaz.
Açık alanda, korunaksız, savruk ateş…
Rüzgârın oyuncağı olur.
Ama doğru yerde,
rüzgâr kesilmiş bir noktada,
sakin bir kurulumla…
Ateş yanar.
Hatta daha canlı yanar.
Rüzgâr ateşi söndürmez.
Düzensizliği söndürür.
☕ Rüzgârda Kahve: Sabır Testi
Rüzgârda kahve yapmak aceleyi affetmez.
Alev oynar, süre uzar, konsantrasyon dağılır.
İşte o an anlarsın:
Kampta her şey hız değil, denge meselesi.
Rüzgârda içilen kahve,
sakinleşmeyi öğretir.
Ve evet…
Bir tık daha lezzetlidir.
Barış Anı
Gece bittiğinde rüzgâr hâlâ esiyordu.
Ama ben değişmiştim.
Şunu anlamıştım:
Doğada güçlü olan kazanmaz.
Uyum sağlayan kalır.
Rüzgâr bana meydan okumadı.
Ben yanlış cevap verdim.
Profesyonel Kampçıdan Notlar
-Rüzgâr yönü = kampın kaderi-Çadır ipleri “sonra bakarız” denecek şeyler değil
-Ateş açıkta değil, korunaklıda yanar
-Rüzgâr seni kovmaz, hazırlıksızsan uyarır
Son Söz
Rüzgârla kavga edilmezmiş.
Ben bunu çadırla, uykusuz bir gecede öğrendim.
Şimdi rüzgâr esince panik yapmıyorum.
Sadece yönümü değiştiriyorum.
Çünkü kampta bazen en doğru hamle,
direnmek değil, uyum sağlamaktır.